Son yıllarda medyada "Allah'a inanıyorum",
"her gece dua ederim, "Allah'a şükretmediğim tek bir günüm bile
geçmiyor.", "Allah sizi ve ülkemizi korusun", "Allah'a teşekkür
ederim" gibi başlıklı haberlere çok sık rastlıyoruz. Ancak bu haberlerde
üzerinde dikkatle durulması gereken nokta bu sözleri kimlerin söylediğidir.
Bu sözlerin sahipleri dünyada milyonlarca kişinin beğeniyle izlediği
sanatçılar, gençlerin şarkılarını ezbere bildiği şarkıcılar, insanların
maçlarını takip ettiği sporcular veya dünya politikasına yön veren
ülkelerin liderleridir. Toplumun önde gelen kişileri, bu sözleriyle
tüm dünyada büyük bir hızla yayılan Allah'a yönelişin en somut örneğini
sergilemektedirler. Bu insanlar inançlarını dile getirmekten hiç
çekinmeden, her fırsatta Allah'a olan sevgilerini ve bağlılıklarını
vurgulamaktadırlar. Sanatçılar, kendileriyle yapılan röportajlarda,
albümlerinin kapaklarında, çevirdikleri filmlerde, söyledikleri
şarkılarda, ödül törenlerinde; politikacılar günlük hayatlarında,
konuşmalarında kısacası her fırsatta Allah'a karşı olan bağlılık
duygularını anlatmaktadırlar.
|

İngiltere Başbakanı
Tony Blair
|
İngiltere ve Amerika gibi dünyanın en gelişmiş ülkelerinin başında
olan liderler de yaptıkları birçok konuşmada Allah'a yönelişin,
manevi değerlerin insanlık açısından öneminin üzerinde durmaktadırlar.
Örneğin dindar kimliğiyle tanınan İngiltere Başbakanı Tony Blair,
2001 yılı Ocak ayında düzenlenen bir toplantıda İslam'daki sosyal
adalet kavramının kendisini çok etkilediğini söylemiştir. Ve yine
Kuran'da yer alan zekatı örnek vererek yardımlaşmanın toplumlarda
yaygınlaşmasını umduğunu dile getirmiştir. Tony Blair'in bu sözleri,
tüm dünyada Kuran ahlakına yönelişe büyük bir ihtiyaç olduğu ve
bu sürece hızla girildiğini göstermektedir.
|

ABD Eski Başkanı
Bill Clinton
|
İngiltere'nin yanısıra dünyada en çok söz sahibi olan ülkelerden
olan Amerika'da da durum farklı değildir. Amerika'nın eski başkanı
Bill Clinton, 1997 senesinde inanç özgürlüğüyle ilgili bir genelge
yayınlayarak her kesimden insanın huzur ve güvenlik içinde ibadetlerini
yerine getirmesine imkan sağlamıştır. Bunun yanısıra İslam dinine
olan hayranlığını defalarca dile getirmiş, tüm dünyada barışın sağlanması
için insanları Allah'a dua etmeye davet etmiş, Kuran'dan ayetleri
örnek vererek insanları dine yönelmeye teşvik etmiştir. Bill Clinton
ayrıca, tarihin en büyük buluşlarından biri olan Genom Projesi'nin
açıklanmasının ardından tüm dünyaya hitaben yaptığı konuşmasında,
"Allah'ın yaşamı yarattığı dili öğreniyoruz'' diyerek başladığı
sözlerini "Allah'ın en kutsal armağanının ne kadar harika, güzel
ve karmaşık olduğunu daha yakından anlıyoruz'' diyerek tamamlamıştır.1
Clinton, bu sözleriyle tüm dünyada hızla yayılan Allah'a ve yaratılış
gerçeğine dönüşü dile getirmiştir. Yine 19 Ocak 2001 tarihinde Amerikan
halkına hitaben yaptığı "Veda Konuşması"nı da şu sözlerle noktalamıştır:
"Allah sizi korusun, Allah Amerika'yı korusun."
ABD Başkanı
George J. Bush
|
Yeni başkan olan George W. Bush da, başkanlık seçimleri öncesinde
Amerika'da devlet okullarında Yaratılış'ın okutulması gerektiğini
vurgulamış, dini ve ahlaki eğitime önem verilmesi gerektiğini dile
getirmiştir.
Son olarak Newsweek dergisinin Ocak 2001 sayısındaki bir makalede
Meksika'nın yeni başkanı Vicente Fox'un, yaklaşık bir yüzyıldan
sonra ülkenin yönetimini ele alan en açık dindar olduğu yazılmıştır.
Tüm bunlar artık Batı'nın yeni liderlerinin Allah'a yönelişin önemini
kavradıklarını açıkça göstermektedir.
Meksika Başkanı
Vincente Fox
|
Dünya liderlerinin yanısıra sanat dünyasında da Allah'a dönüşün
izleri açıkça görülmektedir. Dünyaca ünlü sinema oyuncularının her
biri artık demeçlerinde Allah'a olan inançlarını vurgulamaktadırlar.
Örneğin sinema dünyasının önde gelen isimlerinden Oscar ödüllü sinema
oyuncusu Denzel Washington, bir röportajında başından geçen bir
olay için "bu Allah'ın planı, benim değil", "şu an bulunduğum yere
Allah'ın yardımıyla geldim" diyerek Allah'a ve kadere olan inancını
ve Allah'a olan güvenini dile getirmiş, ayrıca çocuklarını da Allah
inancıyla yetiştirdiğini belirtmiştir.2
Ünlü komedyen Jim Carrey ise bir röportajında sahip olduğu yetenek
için Allah'a şükrettiğini açıkça dile getirmiştir.
Bunların yanısıra Arnold Schwarzeneger, Mel Gibson, Sharon Stone,
Jean-Claude Van Damme gibi birçok ünlü de yaşadıkları debdebe dolu
hayatın geçiciliğini anlayıp, Allah inancına yönelen ünlülerdir.
Dünya üzerinde milyonlarca insanın
izlediği filmlerde, son yıllarda sık sık dini temalar işlenmeye
başlanmıştır. Yukarıda bu filmlerin bazılarından alınmış kareler
ve tanıtımlar görülmektedir.
|
Sinema oyuncularının Allah'a yönelişlerindeki bu dikkat çekici
artışın yanısıra son yıllarda çevrilen Holywood filmlerinde dini
temaların işlenmesi de bu açıdan önemlidir. Milyonlarca dolar masraf
yapılarak, en son teknoloji kullanılarak çekilen "Armageddon", "End
of Days" (Şeytanın Günü), "Resurrection" (Diriliş), "Devil's Advocate"
(Şeytanın Avukatı) gibi filmlerde senaryolar Allah inancı, kıyamet
günü, melek, şeytan, kader konuları üzerine kurulmuştur.
Sanat dünyasının müzisyen çevresinde son yıllarda yaşanan Allah
inancına yönelişin örneklerini görmek mümkündür. Bunu anlamak için
her yıl düzenlenen Müzik Ödülleri Törenleri'nden sadece birini takip
etmek bile yeterlidir. Grammy, Brits, VH1, MTV Müzik Ödülleri gibi
törenlerde ödül alan sanatçıların yüzde doksanı yaptıkları konuşmalarda
ilk önce Allah'a teşekkür etmektedirler.
Örneğin ünlü genç şarkıcı Shakira, 2000 senesinde MTV'nin düzenlediği
Müzik Ödülleri Töreni'nde ödülünü aldıktan sonra "bana bu hediyeyi
verdiği için Allah'a teşekkür ederim" demiş, yine bir başka ünlü
şarkıcı olan Lauryn Hill, 1999 senesinde düzenlenen Grammy Ödül
Töreni'nde Allah'a olan inancını dile getirmiştir. Bunların yanısıra
ünlü şarkıcı Sinéad O'Connor, "Allah bana yardım etti, bana sesimi...
verdi" diyerek, sahip olduğu yeteneğin Allah'ın bir nimeti olduğunu
belirtmiştir. Dünyanın en ünlü gitaristlerinden biri olan Carlos
Santana da bir ödül töreninde sanatçılara hitaben yaptığı konuşmasında
müzik kabiliyetinin Allah'ın verdiği bir yetenek olduğunu milyonlarca
insana hatırlatmıştır.
Yukarıda amblemleri görülen Avrupa
müzik ödülleri törenlerinde, Allah'a olan inancını dile getiren
sanatçılar her geçen gün artıyor.
|
Bir başka dikkat çekici nokta da, hergün televizyonlarda onlarca
kere yayınlanan bu şarkıcıların söyledikleri şarkıların sözleridir.
Bu sözlerin birçoğunda Allah'a sığınma, Allah'a yalvarma, dua tarzında
ifadeler vardır. Bu, çok önemli bir noktadır. Bu şarkıları ezberleyen,
sürekli söyleyen her genç aslında Allah'a yalvardığının, Allah'ın
ismini andığının farkındadır. Örneğin gençlerin oluşturduğu çok
ünlü bir grup olan Boyz II Men, bir şarkılarında sadece Allah'a
yalvararak, dua etmektedirler. Bu gençleri seven milyonlarca hayranı
da onların Allah'a olan samimi yakınlıklarını kendilerine örnek
almaktadır.
Bu şarkıcıların albüm kapakları dikkatlice incelendiğinde Allah'a
olan yönelişleri burada da açıkça görülebilir. NSYNC, Backstreet
Boys gibi özellikle genç şarkıcılardan oluşan grupların çıkardıkları
son albümlerin kapakları çok önemli mesajlar içermektedir. Dünyada
milyonlarca genç hayranı olan, her yıl onlarca ödül alan NSYNC grubunun
en son çıkardığı "No Strings Attached" adlı albümlerinin kapağında
yer alan teşekkür sözleri, özellikle gençlerin Allah'a yönelişinin
en büyük delilidir. Bu gençlerden biri olan Chris Kirkpatrick'in
Allah'a olan inancını yansıtan sözleri şöyledir:
"Beni koruduğu ve bana verdiği hediyeyle insanlara ulaşma fırsatı
verdiği için Allah'a teşekkür ederim. Tüm bunları bana veren Sen'sin
ve Sana sonsuz şükürler olsun."
   
|